Özlemişim Sebepsiz Selamlaşmayı

Özlemişim Sebepsiz Selamlaşmayı

“Hep yaz olsun ve kış beni kovalasın” derdim … anneannem yaşasaydı eminim “büyük konuşma” derdi … ve ben konuştum. Şu an ise, rüzgarın aptal ettiği bir sonbaharı yaşıyorum Cardiff’ te … haaa ama şunu da söyleyeyim, rüzgar dahi keyfimi bozamaz … her sabah “günaydın” deyince yüzüne ışık vurmuş tavşan gibi bakmakan insanlardan uzak, gülümsemeleri beni fena halde mutlu ediyor … yeşilin arasından sıyrılarak işe gitmek … hayvanlara değer veren bir ülkede olmak,  benim için, bir okyanusun diğer kıyısını görebilmek kadar imkansızdı … sabahları inat ederdim o kör karanlıkta karşılaştığım insanlara “günaydın” demeye … nadiren karşılık alırdım … korktuk ki biz … her birimiz bir diğerinin niyetinden şüphe eder oldu … iyilik yapınca dünyalı demediler bize hiç … sanki iyilik paraylaydı … hep bir diğerini suçlar bulup tavşan boku gibi kimse kimseye bulaşmadı, kokmadı … oysa ne güzel harmanlanmış topraklara sahiptik biz… konu komşu kahkahalarla çekirdek çitleten, kapı önünde dedikodu yapan …

Anneannemi özledim … o güzel kalbini … ne oldu insan yetiştiren annelere ?

Dalgalar kaleleri yıktıkça karanlıklara sakladık kendimizi … özlemişim sebepsiz selamlaşmayı  …

Next Post:
Previous Post: