Trenle Orman içinde Yolculuk

Trenle Orman içinde Yolculuk

Bir gece öncesi sağanak yağmurdan sonra trenler bir gemi misali su üzerinde yüzecek ve biz tren yolculuğu yerine nehir üzerine süzülerek yolculuk yapacağız diye hayal ederek uyuya kalmışım, sabah ise tek bir damla dahi iz bırakmayan yağmur, yerini tatlı bir güneşe bırakmış resmen bizi dışarıya oyuna çağırıyordu.

Arabayla toprak yollardan, hoplaya zıplaya istasyona varmaya çalışırken kafamda şöyle bir görüntü vardı, kalabalık içinde turistler ve halk biz ise yerimize dahi ulaşamayacağız yoğunluktan kendisine kavuştuğumuzda ise sessiz sakin, dilsiz bir istasyon vardı, sanki  “1-2-3 tıp ! ” oyunu oynanmış, herkes oyunun hakkını verir misali çıt çıkmıyordu.

1864 yılında Britanyalı’ lar tarafından raylar inşa edilmeye başlanıyor, peki neden ? bereketli olan dağlardan çay ve kahveyi rahatlıkla Colombo limanına taşımak ve oradan uluslararası ticarete dahil etmek için.

Kandy’ den yola çıkıyoruz 3 saat sürecek olan yolculuğumuz, sislerin arasına girdikçe boyut değiştiriyor sanki. Ağaçlar heybetleriyle “masal ormanına hoş geldiniz” diyor, dağlar arasından tünellere oradan uçsuz bucaksız orman içerisine tekrar ve tekrar dalıyoruz. Duraksadığımız dakikalarda, sisler arasından trene ulaşmaya çalışan kadınlar ve giydikleri sariler bizi büyülüyor.

Yolumuz uzun, gözlerimizi doğadan alamıyoruz, hani olur da tek bir kare kaçırırsak kaybımız kocaman olur diyoruz.

Sri Lanka bir diğer adı ile Seylan, insanlarına bayıldığım ada.

 

 

Next Post:
Previous Post:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir